14 Kasım 2015 Cumartesi

MELEĞİN DÜŞÜŞÜ



                             (Meleğin Düşüşü #1)
                 Çevirmen:Barış Emre Alkım
                        Sayfa Sayısı : 315
                  Fantastik/Kurgu/Yabancı 
                          Goodreads :4.21
                            PUANIM : 5/5


Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raff e, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raff e, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı.

YORUM:Kitap ilk sayfasından sizi içine çekiyor.Betimlemeler sizi sıkmadan hayalinizde canlandırabileceğiniz kadar ayrıntılı ve çok iyi.Penryn da kesinlikle seveceğiniz baş kahraman,her zaman güçlü kadın karakterleri sevmişimdir.Geleceğin yıkıma uğramış dünyasında Penryn' ın annesi ve kardeşiyle hayatta kalma savaşına tanık oluyorsunuz.Bir de meleğimiz var tabii.Kesinlikle onunla tanışmalısınız.Bu kitap klasik bir melek hikayesi değil.Bu kitap bir melek hikayesinden daha fazlası.Hala okumadınız mı !?Kitaplığınızda kendine yer bulacağından eminim.Keyifli okumalar...






"Koruyuculardan bizi kim koruyacak ?"






"Küçükken hep Külkedisi olacağımı düşlemiştim ama sanırım yaptıklarımdan sonra benden ancak kötü kalpli cadı olurdu."
"Ne var ki külkedisi de intikamcı meleklerin istila ettiği bir kıyamet sonrası dünyada yaşamıyordu."







"Duyduğum tek şey,pes etmemi söyleyen korkunun sesiydi.O yüzden devam ettim."






"Arkadaşlarım bana gazap derler."
"Düşmanlarım ise Ne Olur Merhamet Göster."






"Ya girmemize izin vermezlerse?"diye sordum.
"Verecekler."dedi saklandığı arka koltukltan.
"Ne malum?"
"Çünkü onların aradığı şey sende var."
"Neymiş o?"
"Güzelsin."Gölgelerden gelen bir okşayış gibiydi sesi.







11 Kasım 2015 Çarşamba

TESS' IN GÖZYAŞLARI


(Karanlık Serisi #1)
                                              Sayfa Sayısı : 496
                                              Çevirmen :Arzu Sarı
                                                Goodreads : 4.13
                                                  PUANIM: 5/4

Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım! Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow’u Meksika’ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi. Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan’la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti. Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, “Gözlerindeki karanlığı görüyorum,” diyordu. “O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor.” Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.


YORUM : Kitabı okurken aklıma ilk gelen Taken filmi oldu.Tabii kitabımızda öyle yürekli bir baba karakteri yok,merak etmeyin.Kitaba başladığım da bu seriyi Grinin 50 Tonu ile kıyaslamaktan çekiniyordum fakat kitap çekincelerimi boşa çıkardı.Kendine özgü bir kitap olduğu kesin fakat ben yine de Grey ve Q'nun karşılaşmalarının nasıl olacağını merak etmekten kendimi alamadım. 
   Şunu belirtmeliyim ki kitap kesinlikle herkes tarafından okunamaz. Kitabı okumaya karar vermeden önce +18 olduğunu bilmenizde fayda olduğunu düşünüyorum.Kitapta kızımızın başından geçen olayları kendisinden dinliyorsunuz.Kendinize sürekli "Bu kız şimdi ne yapmalı !?" diye sorup kafayı yemeye hazır olun.Çünkü Q. sizi çıldırtmaya geliyor.Eğer bu tarzda kitaplar okmayı seviyorsanız kaçırmamalısınız ! Keyifli okumalar...





"Her şey bitti artık korkmana gerek yok."diye fısıldadı."kim canını yakarsa onu öldürürüm."




"Özgür bıraktıktan sonra yanıma dönen ilk kuş sensin.Hatta tek kuş! "





"Sen benim olmayabilirsin ama ben giderek daha çok senin oluyorum."











10 Kasım 2015 Salı

KURUCUNUN KIZI

                                             Yazar : Amy Engel
                                        Çevirmen : Merve Özcan
                                          Tür : Genç Edebiyatı /Distopya
                                              Sayfa Sayısı : 272
                                                Goodreads : 4.25
                                                PUANIM : 5/3.5

Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı. 

Bu yıl benim sıram gelmişti. 

"Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan’ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. 
Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. 
Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım…" 


YORUM : Kitaptan beklentinizi çok yüksek tutmazsanız hoşunuza gideceğine inanıyorum.Distopya kısmı zayıf olması kitabın kısa bırakılmasından kaynaklanıyor bence.Yazar yarattığı dünya hakkında bize çok derin bilgiler vermemiş.Hatta kitabın büyük kısmını doldurmak size kalmış.Yine de boş zamanlarda okumak için, güzel vakit geçirmek için bir kitap arıyorsanız bu kitap o kitap.
       Kızımız ailesinin sorumluluğunu üstlenmiş.Daha doğrusu ablasından dolayı üstlenmek zorunda kalmış.Bu duruma hazır olduğunu kendini her saniye hatırlatsada sizde durumun hiç öyle olmadığını anlayacaksınız.Devamını alıp okumalısınız.Sonunda acaba siz de öyle yapar mıydınız?Aynı durumda olsaydınız Ivy' ye hak verir miydiniz ? Bence bu soruları cevapsız bırakmayın.Keyifli okumalar...




Yalan söylemek istemeyen bir çocuk,


Asla doğruyu söylemeyen bir kızla evlendi.



Bir pantolon yıkıyordu,onları sanki kıyafette bir delik açmak istercesine çitiliyordu.
"Şey... onları temizlemeye çalışıyorsun," dedim ona."Döverek boyun eğdirmeye değil."
Bishop kafasını kaldırıp bana baktı, güldüğünde burnu kırıştı.İlk defa onu çocukken görebiliyordum.



"Mutlu musun,Ivy ?" dıye sordu beni şaşırtarak.
Tüm hayatım boyunca kimsenin bana bu soruyu yönelttiğini hatırlamıyordum.





9 Kasım 2015 Pazartesi

SON IMPARATORLUK SISSOYLU

                                                     
                                                Yayınevi: Akılçelen Kitaplar
                                                      Sayfa Sayısı:544
                                                        goodreads:4.41
                                                         (Mistborn #1)
                                                      Puanım:5/5
                                                           
         
Bir zamanlar, dünyayı kurtarmak için bir kahraman ortaya çıkmıştı. Gizemli bir kalıtıma sahip, diyarların üstüne çöken karanlığa karşı cesurca meydan okuyan bir genç adam.
Yenik düştü.
O zamandan bu yana bin yıl geçti ve dünya, Lord Hükümdar olarak bilinen ölümsüz İmparator tarafından yönetilen, kül ve sisten oluşan bir çölden başka bir şey değil. Üstelik bin yıldır bütün ayaklanmalar ağır bir hüsranla sonuçlandı.
Gecenin sahibi sisler.
Dünyanın sahibi ise Lord Hükümdar.

Ancak her nasılsa umut ölmüyor. İmparatorluğun ve hatta Lord Hükümdar’ın bile sonunu getirmenin hayalini kurmaya cesaret edebilen bir umut.

Planlanmakta olan yeni bir tür isyan var; tarihin en büyük soygununun etrafında inşa edilmekte olan bir isyan, dâhi bir hırsızın kurnazlığına ve beklenmedik bir kahramanın, bir sokak çocuğunun kararlılığına dayanan bir isyan.

                               

YORUM : Kitabı görünce sayfa sayısından dolayı tereddüt edebilirsiniz.Ama emin olun her sayfasından keyif alacaksınız.Distopya seviyorsanız eğer yazarın yarattığı bu farklı evren sizi bulunduğunuz yerden alıp götürecek.Her satırda kitabın ne kadar zekice kurgulandığını fark edeceksiniz.Bütün karakterler detay atlanmadan yazılmış.Ve eminim ki her birini seveceksiniz.Tabii en çok Vin ve Kelsier olacağından şüphem yok.
     Vin,sokakta yetişmiş neredeyse hiç tok gezmemiş kendini gizlemeyi öğrenmiş daha doğrusu öğrenmek zorunda kalmış bir hırsız.Çetesinde ki konumu sarsılmaya başladığında Kelsier'in ortaya çıkışıyla hayatı yepyeni bir şekil alır.Kelsier'in aklından geçenler belki de tüm imparatorluğun kaderini değiştirecektir.Devamını alıp okumanızı öneririm.Pişman olmayacaksınız.Keyifli okumalar...



                                                                                     Çete


                                                     
                                          Sazed : "Doğru inanç iyi bir pelerin gibidir.Eğer üstünüze iyi uyuyorsa,sizi sıcak tutar ve korur.Ancak tam oturmayanı boğucu olabilir."
                                   
         
                                                             ALLOMANSİ HIZLI BAŞVURU KILAVUZU 

         Demir: Yakındaki metalleri çeker  (Yalpacı) 
  Çelik: Yakındaki metalleri iter (Sikkeci)
    Kalay : Duyuları güçlendirir. (Kalaygöz)
                     Lehim: Fiziksel becerileri güçlendirir. (Lehimkol/Haydut)
    Pirinç: Duyguları teskin eder. (Teskinci)
Çinko: Duyguları körükler. (Körükçü)
Bakır : Allomansi'yi gizler. (Dumancı)
      Tunç: Allomansi'yi ortaya çıkarır.(Arayıcı)


                             EĞER BİR SİSSOYLUYSANIZ BÜTÜN METALLERİ YAKABİLİRSİNİZ !




                                      Ham : "Biz son imparatorluğu devirerek iyi bir şey mi yapıyoruz                                        yoksa kötü bir şey mi yapıyoruz?"
                                      Vin : "Bir önemi var mı ?"
                                      Breeze kıs kıs güldü."Güzel cevap."




               Sorgucu : Allomansi sahibi olanları bulurlar.Tunç yakarlar. Lord                                                                Hükümdar için çalışırlar.Göründükleri kadar korkunçlar !



                                                   Skaa kızımız Vin.O bir Sissoylu.



                             "Sonra geldi.Güneşin önüne gelen bir bulut gibi,sessiz bir gecedeki ani fırtına gibi ,bir mumu söndüren bir çift parmak gibiydi.Skaaların tomurcuklanmakta olan duygularını boğdu."
                               "Lord Hükümdar gelmişti."
                                          




"Seni bir kere öldürdüm,"dedi Lord Hükümdar.
"Denedin"diye cevap verdi Kelsier,"Ama sen beni öldüremezsin,Lord Despot.Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş ,öldürmeyi asla başaramadığın şeyim.BEN UMUDUM."





8 Kasım 2015 Pazar

Obsidiyen Kitap Yorumu

  
OBSİDİYEN
Lux 1
Fantastik/Kurgu/Yabancı
Sayfa sayısı:360
goodreads:4.26
puanım.5/5 

Her şeye yeniden başlamak çok berbat.

Annemle birlikte Batı Virginia’ya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi.

O, ağzını açtı.

Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti.Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.

Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.

Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemon’ın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı.

Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar Daemon’ın yanından ayrılmamaktı.

“Obsidiyen’e bayıldım. Romanı bir gecede bitirmeye, kendinizi Daemon’a kaptırmaya ve serinin ikinci kitabı için sabırsızca
beklemeye hazır olun.”
Deborah Cooke, The Dragon Diaries

“Daemon ve Katy, ateşle barut gibi. Her bölüm nefesinizi kesecek ve dahası için yalvaracaksınız.”
Jus Accardo, Touch

“Armentrout’un yeni serisinin ilk kitabı başından sonuna hiç azalmayan bir heyecanla akıp gidiyor.”
RT Book Reviews

YORUM:Kitaba ilk başladığımda beklentilerim çok yüksek değildi.Çünkü uzaylılar hakkında E.T. hayranlığım dışında fazla bir şey yoktu.Ama hazır olun bu kitap kesinlikle beklentilerinizi karşılıyacak.Yazarın kullandığı dil gayet iyi.Ana karakter kitabı onun ağzından dinlediğimiz Katy, kesinlikle sizin yerinde olmak için can atacağınız güçlü karakterlerden.Deamon'a gelirsek kelimeler kifayetsiz kalır.Eğer sizde bad boy diyince heyecanlanıyorsanız bu sizin kitabınız.Ama tabi ki biz kötü çocuğun herkesten gizlediği yanınıkeşfetmek istiyoruz.
     Yan karakterler kitapta yerlerini bulmuş.Benim okumaktan çok keyif aldığım,bir oturuşta biten hiç  heyecanın eksik olmadığı,yüksek tempolu kitabı bir an önce edinin.Eminim sizde Katy ve Deamon atışmalarına bayılacaksınız.Keyifli okumalar...

     

D: "Çok pissin kedicik."
K: "Ne dedin?"
D: "Pis. Her yerin pislik içinde.Ne kastettiğimi sandın ki?"
K: "Hiçbir şey.Bahçeyle uğraşıyorum.Bahçede çalışırken pislenirsin."
D: "Pislenmenin...çok daha eğlenceli yolları vardır.Sana gösterecek değilim tabii ki."
K: "Gübrenin içinde yuvarlanmayı yeğlerim."



'D: "İyi misin Kedicik?"
K: "Deamon?Ben...üzgünüm.Üzerinde uyumak istememiştim."
D: "Sorun değil.İyi misin ?"



D:"Galiba ayı seni korkuttu.Seni buraya taşımak zorunda kaldım."
K: "Ta buraya kadar mı?"Kahretsin.Bunu kaçırmış mıydım?


K:"Neredeydin?"
D: "Şey,selam tatlım,dışarıda kafayı çekiyor,onunla bununla düşüp kalkıyordum.Biliyorum,önceliklerim bir hayli alışılmadık."
K: "Gıcık."